Search the Community: Showing results for tags 'Bilimsel Sınıflandırma'.



More search options

  • Search By Tags

    Type tags separated by commas.
  • Search By Author

Content Type


Forums

  • Bilgi
  • Forum
    • Forum Genel
    • Tanışma
    • Akvaryum Dışı Konular
    • Üyelik sorunları
  • Akvaryum Genel
    • Resif Akvaryumları
    • Yeni Başlayanlar
    • Akvaryum Kimyası
    • Ekipmanlar
    • Kendin Yap
    • İleri Seviye Konular
    • Yarışmalar
  • Canlılar
    • Balıklar
    • Mercanlar
    • Omurgasızlar
    • Yosunlar
    • Canlı Tanımlama
  • Özel Bölümler
    • Üye akvaryumları
    • Fotoğrafçılık
    • Anketler
    • Ürün İncelemeleri
  • Seri İlanlar
    • Aranıyor
  • Firmalar
    • Albatros Akvaryum
    • APG Akvaryum
    • AquaBlue Deniz Akvaryum Sistemleri
    • Ekstrem Akvaryum
    • Kermit Petshop
    • Mavi Tutku Deniz Akvaryum Sistemleri
    • Zatek Su Arıtma Ltd. Şti.

Categories

  • Files

Blogs

  • 50x50x50 nano tuzlu su

Categories

  • Articles

Group


AIM


MSN


Website URL


ICQ


Yahoo


Jabber


Skype


Ad Soyad


Şehir


Kan Grubu


Tank


Interests

Found 1 result

  1. REGNUM (ALEM): ANIMALIA (HAYVANLAR) Hayvanlar aleminin üyeleri; gelişmiş bir sinir sistemine ve hareket yeteneğine sahip olan, hücrelerinde kloroplast taşımamaları nedeniyle kendi besinlerini kendileri üretemeyen, bu sebeple de dışarıdan organik besin almak zorunda olan canlılardır. Besin, sindirildikten sonra hücre içerisinde alınır. Heterotrof (ardıbeslek) olan bu canlılar, beslenme şekillerine göre ayrıca otçul (herbivor), etçil (karnivor), hepçil (omnivor), böcekçil (insektivor), vb. olarak gruplandırılırlar. Hayvanlar alemini, başlangıç olarak: 1. Omurgasızlar 2. Omurgalılar olmak üzere iki gruba ayırabiliriz. Grup: Invertebrata (Omurgasızlar) - Metazoa Omurgasızlar, en basit çok hücreli canlı olarak kabul edilen Trichoplax adhaerens'den itibaren başlayan metazoa aleminin altında incelenmektedir. Yaşamın hiçbir evresinde, vücuda desteklik yapan bir notokord bulunmaz. Sinir sistemi gelişimi, ilkel gruplarda uyartılara bölgesel cevaplar verilmesi şeklindeyken, gruplarda gelişmişlik düzeyine göre değişiklik gösterir. Dolaşım, boşaltım ve sindirim sistemlerinin ortaya çıkışı, şubelerin evrimsel bir sıraya koyulmasıyla verilmiştir. Gerçek dokulara sahip oluşlarına göre, omurgasızlar ilkin olarak iki gruba ayrılır: 1. Grup: Parazoa (Gerçek dokulara sahip olmayan canlılar) 2. Grup: Eumetazoa (Gerçek dokulara sahip canlılar) 1. Grup: Parazoa (Gerçek dokulara sahip olmayan canlılar) Omurgasız hayvanların ilk grubunu oluşturan bu canlılarda, gerçek dokular bulunmaz. Bir hücrelilikten çok hücreliliğe geçişin temsilcileri olarak kabul edilen bu canlılar, sadece hücresel düzeyde özelleşme gösterebilmişlerdir. Bu nedenle de, vücutta belirli organ sistemlerinin varlığından söz edilemez. Hücreler tabakalaşma gösterseler de, bazal lamina adı verilen yapının veya hücreler arasında bağlantı bölgelerinin bulunmaması nedeniyle, doku varlığı kabul edilmez. Bu gruba dahil olan 2 şube bulunur: 1. Phylum (Şube): Placozoa 2. Phylum (Şube): Porifera (Süngerler) 1. Phylum (Şube): Placozoa Şubenin tek üyesi olan Trichoplax adhaerens en basit çok hücrelidir. Aynı zamanda, şimdiye kadar bilinen en az miktarda DNA içeren hayvansal organizmadır.Ağız ve sindirim sistemi bulunmaz. Vücudu yassı ve asimetriktir. Yassı vücut yüzeyindeki tek tabakalı yassı epitel hücrelerinin her biri, bir adet kamçı taşır. 2. Phylum (Şube) : Porifera (Süngerler) Süngerlerde sadece hücresel düzeyde farklılaşma görülür. İlkin iskelet elemanları görülmesine rağmen, gerçek doku ve organ bulunmaz. Vücutta iki tabaka bulunmaktadır: 1. Koanoderm tabakasında, yakalı kamçılı koanosit hücreleri ve koruyucu pinakosit hücreleri bulunur. Koanosit hücrelerinin farklılaşması ile, eşey hücreleri gelişir. 2. Mezoglea tabakasında ise amoeboid (amebosit) hücreler, spiküller ve spongin lifler bulunur. Su vücuda Osteum adı verilen açıklıklardan girer ve oskulum adı verilen açıklıktan çıkar. Su, vücut içerisinde akışı esnasında süzülür ve içeriğindeki küçük organizmalar besin olarak kullanılır. Sadece hücre içi sindirim görülür. Boşaltımda görevli olan kontraktil vakuoller, hayvanlar alemi içinde sadece süngerlerde bulunur. Sinir sistemleri yoktur. Uyartılara verilen tepkiler bölgeseldir. Ergin bireyler, daima bir yere bağlı olarak (sesil) yaşarlar. Şubenin 4 adet sınıfı ve bu sınıflara ait cins örnekleri şunlardır: 1. Classis (Sınıf): Calcispongiae (Genus: Leucosolenia, Scypha, Sycon) 2. Classis (Sınıf): Hyalospongiae (Genus: Euplectella) 3. Classis (Sınıf): Demospongiae (Genus: Spongia, Euspongia, Cliona) 4. Classis (Sınıf): Sclerospongiae (Genus: Sclerospongia) 2. Grup: Eumetazoa (Gerçek dokulara sahip canlılar) Omurgasız hayvanların geri kalan tüm şubelerini ve hatta omurgalıları da kapsayan bu grubun canlılarında, gerçek dokular bulunur. Özelleşme, doku düzeyinden organ ve sistem düzeyine kadar, çeşitli gelişmişlik seviyelerinde ortaya çıkar. Bu grupta bulunan omurgasız hayvanlar, vücut simetrilerinin tipine göre iki alt grupta incelenirler: 1. Section (Grup): Radiata (Radial simetrili canlılar) 2. Section (Grup): Bilateria (Bilateral simetrili canlılar) 1. Section (Grup): Radiata (Radial Simetrili Canlılar) Vücuttan diklemesine geçen tüm düzlemlerin, vücudu eşit iki parçaya ayırdığı simetri tipidir. Işınsal simetri olarak da bilinir. Radial simetri görülen canlılarda, doku düzeyinde organizasyon görülür. Hücreler arası iletişim, hücre bağlantıları ile sağlanır. Radial simetri, sesil (bir yere bağlı) yaşayan organizmalar için idealdir. Çünkü reseptör ve effektör organlar, vücutta homojen olarak dağılım gösterir. Savunma ve beslenme için idealdir. Bu gruba, 2 adet omurgasız şubesi dahildir: 3. Phylum (Şube): Cnidaria (Hidralar, denizanaları ve mercanlar) 4. Phylum (Şube): Ctenophora 3. Phylum (Şube): Cnidaria (Coelenterata ) Hidralar, Denizanaları Ve Mercanlar Radyal simetri, ilk defa bu şube ile birlikte ortaya çıkar. Bu şubede ilk defa ağız oluşumu gözlenir. Ağız, aynı zamanda anüs görevindedir. Gastrovasküler boşluk gelişmiştir. Böylece hücre dışı sindirim de başlamış olur. Diploblastik canlılardır. Mezoglea, hücre bulundurmayan jel benzeri bir yapı olduğu için, doku olarak sayılmaz. Knidosit (knidoblast) hücreleri savunmada görevlidir. Bu hücrelerin içinde, nematosit adı verilen yakıcı kapsüller bulunur. Savunmanın yanında avlanmada da görevlidirler. Uç kısımdaki knidosil, salgının çıktığı dikendir. Üç tip nematosit bulunur: 1. Glutinat (yapışkan) 2. Penetrant (toksin salgılayıcı) 3. Volvente (sarıcı) Gastrovasküler boşluk gelişmiştir. Böylece hücre dışı sindirim de başlamış olur. Sinir sistemi sadece sinir ağı yapısındadır. Nöronlar kutuplaşmadığı için, uyartı her yöne doğru gider. Boşaltım ve solunum sistemleri yoktur. Bu şubenin 4 sınıfı bulunmaktadır: 1. Classis (Sınıf): Hydrazoa (Hidralar) 2. Classis (Sınıf): Scyphozoa ( Büyük Denizanaları) 3. Classis (Sınıf): Cubozoa (Zehirli denizanaları) 4. Classis (Sınıf): Anthozoa (Mercanlar) 1. Classis (Sınıf) : Hydrazoa - Hidralar Polip (hydra) sesil, medüz (deniz anası) ise yüzücü formdur. Medüzler gametlerle eşeyli, polipler ise tomurcuklanma ile eşeysiz çoğalırlar. Bitkilerdeki döl değişimi 2n-n geçişi tipindedir. Bu canlılarda ise daima 2n bulunur. Bu sınıfın üyelerinde bulunan "interstitial hücreler", multipotent karakterdedir ve bunların farklılaşmasıyla knidositler, eşey hücreleri, sinir hücreleri veya tomurcuklar gelişir. Bu hücreler, omurgalılardaki kök hücrelere benzerlik gösterirler. Tatlı sularda yaşayan üyelerde sadece polip formu bulunur. Vücut duvarının içe doğru kıvrılmasıyla oluşan velum içerisinde, statocyst adı verilen denge organları bulunur. Poliplerde Planula larvası görülür. Bu larva serbest, yüzücü bir formdur.Medüzler ise Actinula larvasından gelişir. Hydrozoa kolonilerinde 3 tip zooid bulunur: 1. Gastrozooid: Hydrant (beslenmeden sorumlu) 2. Dactylozooid (savunmadan sorumlu) 3. Gonozooid (üremeden sorumlu) Classis (Sınıf): Hydrazoa 1. Ordo (Takım): Trachylina (Genus: Liriope, Aglaura) 2. Ordo (Takım): Hydroida -1. Subordo (Alt takım): Limnomedusae (Genus: Gonionemus) -2. Subordo (Alt takım): Anthomedusae (Genus: Tubularia) -3. Subordo (Alt takım): Leptomedusae (Genus: Obelia, Sertularia) 3. Ordo (Takım): Siphonophora (Genus: Physalia, Stephalia) 4. Ordo (Takım): Hydrocorallia (Genus: Millepora) 2. Classis (Sınıf): Scyphozoa (Büyük Denizanaları) Deniz anasının vücudu, 8 loblu bir görünümdedir. Lobların girintilerinde Rhopalium adı verilen yapılar bulunur. Bunların içinde statocyst, duyu almaçları ve ocelluslar (nokta gözler) bulunur. Genel görüntü, şeffaf ve jelimsidir. Vücutta 4 ışınlı radyal simetri görülür. Scyphozoa medüzlerinde, Hydrazoa medüzlerinin aksine, velum bulunmaz, gonadlar gastrodermal kökenlidir ve mezoglea tabakası, epidermal veya gastrodermal kökenli hücreler taşır.Bazılarında ışık çıkarma özelliği vardır (örn. Pelagia). Işık, vücut yüzeyindeki çizgi ve beneklerden çıkar. Bu sınıfa ait takımlar ve bu takımlara örnek cinsler şunlardır: 1. Ordo (Takım): Stauromedusae (Genus: Haliclystus, Lucernaria) 2. Ordo (Takım): Semaeostomae (Genus: Aurelia, Pelagia) 3. Ordo (Takım): Rhizostomae (Genus: Rhizostoma, Mastigias) 3. Classis (Sınıf): Cubozoa - Zehirli denizanaları Cubozoa'da tentaküllerin alt kısmında, velarium ve pedalium adı verilen tutunma organları bulunur. Kübik şekilli medüzlerdir. Bu sınıfın en iyi bilinen üyesi olan ve Avustralya denizlerinde yaşayan Chironex fleckeri, bilinen en zehirli deniz anasıdır. 4. Classis (Sınıf): Anthozoa - Deniz gülleri ve Mercanlar Bu sınıfta medüz formu yoktur. Anthozoa'da mezoglea tabakası içinde hücreler ve mezenşimal kökenli lifler bulunur. Deniz güllerinde (Actiniaria) bulunan yassı pedal disk, tutunmayı ve kısmen hareket etmeyi sağlar. Bu canlılarda ağız yanında Siphonoglyph (silli oluk) bulunur. Scleractinia'da (mercan polipleri) Siphonoglyph bulunmaz. CaCO3 salgısı ile Calyx meydana getirilir. Calyx duvarlarına Theca adı verilir.Gorgonacea takımının ismi, gorgonin yapıdaki (mukopolisakkarit + protein) merkezi eksen çubuğundan gelir.Pennatulacea'da primer polip üzerinde sekonder polipler bulunur. Bunlardan daha belirgin olanına Autozooid, modifiye olduğu için daha az belirgin olanına ise Siphonozooid adı verilir. Classis (Sınıf): Anthozoa 1. Subclassis (Alt sınıf): Zoantharia -1. Ordo (Takım): Actiniaria (Genus: Actinia, Anthopleura) -2. Ordo (Takım): Ceriantharia (Genus: Cerianthus) -3. Ordo (Takım): Scleractinia (Genus: Acropora, Porites, Fungia) 2. Subclassis (Alt sınıf): Octocorallia -1. Ordo (Takım): Gorgonacea (Genus: Gorgonia, Muricea) -2. Ordo (Takım): Stolonifera (Genus: Tubipora) -3. Ordo (Takım): Pennatulacea (Genus: Umbellula) -4. Ordo (Takım): Alcyonacea (Genus: Alcyonium, Gersemia) 4. Phylum (Şube): Ctenophora (Taraklılar) Radial simetri görülen ikinci şubedir. Küçük yapılı denizel türleri içerir ve sadece tek bir türde nematosit görülür. Siller yardımıyla yüzen en iri canlılardır. Tarak plakası altında subepidermal plexus bulunur. Su akıntı yönü, Rheoreseptörler tarafından belirlenir. Epidermis üzerinde bulunan statositler, denge organının duyu hücreleridir. Tamamı karnivor olan bu şube üyelerinde anüs bulunmaz, ancak tüp şeklinde bir sindirim sistemi mevcuttur. Avın yakalanmasında, tentaküller üzerinde bulunan ve Colloblast olarak bilinen yapışkan sıvı işlev görür. Boşaltım sistemi varlığı da bilinmemektedir. Bazılarının ışık çıkarma yeteneği vardır. Şubenin bazı üyelerinde, "dissogoni" adı verilen bir evre değişimi görülür. Bu durum, verimli (fertil) ve kısır (steril) evreler birbirini takip eder. Canlı, yaşamı boyunca iki verimli bir de kısır evre geçirir. Bu şubenin sistematiği, tentaküllerin bulunup bulunmayışına göre şu şekildedir: 1. Classis (Sınıf): Tentaculata 1. Ordo (Takım): Cydippidea (Genus: Mertensia) 2. Ordo (Takım): Bolinopsidea (Lobata) (Genus: Mnemiopsis) 3. Ordo (Takım): Cestidea (Genus: Cestum, Velamen) 4. Ordo (Takım): Platyctenea (Genus: Ctenoplana, Coleoplana) 2. Classis (Sınıf): Atentaculata (Nuda) 1. Ordo (Takım): Beroidea (Genus: Beroe) 2. Section (Grup): Bilateria (Bilateral Simetrili Canlılar) Bilateral simetri ilk olarak yassı solucanlar (Platyhelminthes) ile ortaya çıkar. Bilateral simetride, duyu organlarının ve sinir sistemi merkezlerinin vücudun ön kısmında toplanması sonucunda, baş bölgesinin oluşumu görülür. Bilateral simetrili canlılarda, sesil yaşam görülmez. Bu canlılarda aynı zamanda triploblasti de ortaya çıkar. 3 tabakanın da tam olarak oluşması ile, artık bir sölom boşluğundan bahsedilmesi de mümkündür. Ancak gerçek anlamda bir sölom, Mollusca (yumuşakçalar) şubesine kadar görülmez. Bu basamaktan itibaren, organ-sistem düzeyinde özelleşme görülür. Boşaltım ve dolaşım sistemleri devreye girmeye başlar. Bu grup, embriyonun gelişim sürecinde ağız ve anüs açıklıklarının oluşum şeklinde göre iki gruba ayrılır: 1. Protostomia 2. Deuterostomia PROTOSTOMIA (İLKİN AĞIZLILAR) Embriyodaki blastopor, gelişerek ağzı oluşturur. Anüs, arka bölgedeki ektodermin çökmesiyle gelişir. Sölomları da şizosöl tiptedir. Bu grupta genel larva tipi Trocophor'dur. Protostomia üyelerinde, spiral segmentasyon ve mozaik gelişim görülür. Embriyo blastomerlerinin hangi dokuyu veya organı oluşturacağı, gelişimin erken evrelerinde belirlenir. Bu nedenle blastomerler ayrıldığında, tam bir birey olarak gelişemez. Bu grup içerisindeki canlılar, sölom boşluklarının özelliğine göre 3 bölüme ayrılırlar: 1. Divisio (Bölüm): Acoelomata 2. Divisio (Bölüm): Pseudocoelomata 3. Divisio (Bölüm): Eucoelomata DEUTEROSTOMIA Embriyodaki blastopor, gelişerek anüsü oluşturur. Ağız ise, blastoporun bulunduğu kısmın tam aksinde açılan yeni bir deliğin gelişmesiyle oluşur. Sölom boşlukları daima vardır ve sıklıkla enterosöl tiptedir. Deuterostomia üyelerinde radial segmentasyon görülür. Sindirim borusunun tamamı endoderm kökenlidir. Bu grup, omurgalıların (Chordata) en üst organizasyon seviyelerine kadar tüm gruplarına giren canlıları kapsamaktadır. Ancak, bu bölüm altında inceleyeceğimiz 3 takımdan sonraki tüm gruplar, Chordata takımı altında, ayrı bir bölüm halinde incelenecektir. 29. Phylum (Takım): Echinodermata (Derisi dikenliler) 30. Phylum (Takım): Chaetognatha (Kıllı çeneliler) 31. Phylum (Takım): Pogonophora (Sakallı solucanlar) 32. Phylum (Takım): Chordata (Omurgalılar) 29. Phylum(Takım): Echinodermata (Derisi dikenliler) Tamamı denizel olan ve birçoğu gruplar halinde yaşayan canlılardır. Bu takıma ait canlılarda, larva döneminde bilateral simetri görülür. Ergin fazda ise, radial simetriye geçilir. Vücut beş ışınlı (denizyıldızlarında), küre (deniz kestanelerinde) veya silindir (deniz hıyarları) şeklindedir. Embriyo gelişimi esnasında da radyal segmentasyon görülür. Mezoderm ve sölom oluşumu, protostomia üyelerinden farklıdır. Baş ve beyin bulunmaz. Duyu organları bakımından fakirdirler. Sindirim borusunun tamamı endodermden meydana gelmiştir. Bazı deniz yıldızlarında anüs bulunmaz. Gerçek anlamda bir boşaltım ve dolaşım sistemi görülmez. Bunun yerine, bu şubeye özgü bir su-damar sistemi bulunmaktadır. Kanlarında yaklaşık 18 tip farklı kan hücresi tanımlanmıştır. Solunum dermal solungaçlar, tüp ayaklar, solunum ağacı ve "Bursae" adı verilen keseler ile gerçekleştirilir. ıskelet mezodermden meydana gelmiştir. ıskelette hareketli veya hareketsiz dikenler, tüberküller ve kabartılar bulunur. ıç iskelet, dermis kökenli ve kalker yapılı "Osiküller"den oluşur. Epidermis silidir. Denizyıldızları ve deniz kestanelerinde, dikenlerin farklılaşmasıyla, "Pedicellaria" adı verilen kıskaç benzeri yapılar oluşmuştur. Bu yapılar esas olarak savunmada görevlidir. Vücut uzantıları üzerinde bulunan "ambulakral ayaklar" harekette, dokunmada, avın tutulmasında, tutunmada ve solunumda görevlidir. çoğunun dikenlerinden ve bazı özelleşmiş keselerinden (deniz hıyarlarındaki "Cuvier" kesesi) toksin salgılanır. Rejenerasyon yetenekleri yüksektir. Ayrı eşeylidirler ve dış döllenme görülür.Ayrıca birkaç türünde bölünme ile eşeysiz çoğalma görülür. Gelişim esnasında larva evresi bulunur. Ancak bazılarında doğrudan ergine gelişim de görülür. 1. Classis (Sınıf): Asterioidae (Deniz yıldızları) 2. Classis (Sınıf): Ophiuroidea (Yılan yıldızları) 3. Classis (Sınıf): Echinoidea (Deniz kestaneleri) 4. Classis (Sınıf): Holothuroidea (Deniz hıyarları) 5. Classis (Sınıf): Crinoidea (Deniz laleleri) 30. Phylum (Takım): Chaetognatha (Kıllı çeneliler) Vücutları balığa benzeyen ve çoğunlukla da şeffaf olan, planktonik canlılardır. Sadece tek bir cins (Spadella) bentik yaşama uyum yapmıştır. Baş, gövde ve kuyruk kısımlarından meydana gelen vücut, 3-10 cm arası uzunluktadır. Başın üst kısmında, bir çift mercekli göz bulunur. Gözlerin arasında ise, su akıntısındaki değişikliklere ve kimyasal uyarılara duyarlı olan, "U" şekilli ve silli bir lob bulunur. Ağız, yuvarlak biçimli başın alt kısmında bulunan ve "Vestibula" adı verilen odacıktadır. Vestibula'nın yanlarında bulunan dikenler, avın yakalanmasında görevlidir. Vücudun her iki yanında yatay konumlu yüzgeçler bulunur. Solunum, dolaşım ve boşaltım organları bulunmaz. Sölom içerisini dolduran sıvı, dolaşım ortamını oluşturur. Çoğu hermafrodittir. Yumurtadan çıkan yavrular, ergine tam olarak benzer, metamorfoz evresi görülmez. 1. Familia (Aile): Pterosagittidae 2. Familia (Aile): Sagittidae 3. Familia (Aile): Spadellidae 31. Phylum (Takım): Pogonophora (Sakallı solucanlar) Oldukça ince vücutlu, protein ve ß-kitinden oluşmuş tüpler içinde yaşayan, denizel canlılardır. Vücudun ön kısmında, çok sayıda tentakülden oluşan bir "tentakül çelengi" bulunur. Ağız ve anüs tamamen kaybolmuştur. Kapalı dolaşım sistemi görülür ve kanda hemoglobin bulunur. Ayrı eşeylidirler ve dişiler erkeklerden daha büyüktür. Günümüzde yaklaşık 80 kadar türü tanımlanmıştır, ancak bu türler birbirinden kesin koşullarla ayrılamamaktadır. Phylum (Şube): Chordata (Omurgalılar) İlkel gruplarda yaşamın belirli bir evresinde, gelişmiş gruplarda ise bütün yaşam süresince vücuda desteklik yapan bir notokord bulunur. Vücudun arka kısmında, kanallı bir sinir şeridi bulunur. Sölom boşluğu ve sindirim sistemleri çok iyi gelişmiştir. En azından embriyonun ilkin safhalarında, mutlaka çift halde solungaç yarıkları görülür. Genellikle bilateral simetri görülür. Triploblastik canlılardır. Segmentli yapı gösteren vücutlarında bir kuyruk bölgesi görülür. Gerçek bir kafatasının bulunup bulunmamasına göre, iki grup halinde incelenirler. 1. Grup: Acrania (Kafatassızlar) 2. Grup: Craniata (Gerçek kafataslılar) Grup 1 - Acrania: Protochordata (Kafatassızlar) Kafatası, çeneler, omurlar ve çift üyeler bulunmaz. Tümü denizlerde yaşar. Bu gruptaki canlılar, 3 alt şube dahilinde incelenir. 1. Subphylum (Alt şube): Hemichordata (Yarım kordalılar) 2. Subphylum (Alt şube): Urochordata (Tunicata) (Kuyruğu kordalılar) 3. Subphylum (Alt şube): Cephalochordata (Başı kordalılar) 1. Subphylum (Altşube): Hemichordata (Yarım kordalılar ) Kafatassızların en ilkel grubunu oluştururlar. Sırtipliği (notokord) vücudun ön kısmında çok kısa olduğundan, Yarım kordalılar adı verilmiştir. Vücutları proboscis (hortum), yaka ve gövde olmak üzere 3 bölümden meydana gelir. Deniz diplerinde, çamurlar içerisinde yaşarlar. Jeolojik devirlerde koloni biçiminde yaşayan ve günümüzde varolmayan Graptozoa sınıfı dışında, solucana benzeyen Enteropneusta ve bağlı olarak yaşayan Pterobranchia sınıfları vardır. 1. Classis (Sınıf): Enteropneusta 2. Classis (Sınıf): Pterobranchia 3. Classis (Sınıf): Graptozoa 3. Subphylum (Altşube): Urochordata = Tunicata (Kuyruğu Kordalılar: Gömlekliler) Sırtipliği sadece larva döneminde ve kuyruk kısmında bulunur. şubenin ismi, bu özellikten gelmektedir. Tunikat kelimesi de, vücut üzerinde bulunan ve sellüloz benzeri bir madde olan "tunicin"den gelmektedir. Vücudun arka üst kısmında bulunan göz; retina, mercek, kornea ve pigment içerir. Sadece larva evresinde omurgalı özelliği gösterirler. Metamorfoz ile erginleşen larva, sırt ipliğini, sinir şeridini, segmentli kaslarını ve kısmen de kuyruğunu kaybeder. Tunikatların mideleri, amilaz, lipaz ve proteaz enzimlerine ait salgı bezlerine sahip olması nedeniyle, omurgalı midesinden farklılık gösterir. Bu canlılarda, eşeyli ve eşeysiz üremenin birbirini takip ettiği bir döl değişimi görülür. 1. Classis (Sınıf): Thaliacea (Salpalar) 3. Subphylum (Altşube): Cephalochordata (Başı Kordalılar) Sırtipliği hayvanın bütün yaşamı boyunca vücudun bir ucundan diğer ucuna kadar uzanır. Vücut yüzeyini örten epidermis tabakası tek katlı ve pulsuzdur. Bu altşubenin en iyi bilinen bireyi olan Amphioxus, hem ilkel sırtiplikli hem de omurgalı özellikleri göstermesi nedeniyle, omurgalılara geçiş formu olarak tanımlanır. Grup 2 - Craniata (Gerçek Kafataslılar) Gerçek bir kafatasları ve omurları mevcuttur. Vücutta baş, boyun ve gövde kısımları belirgindir. Gerçek çenelerin ve çift haldeki üyelerin olup olmayışına göre, iki altşubeye ayrılırlar. 1. Subphylum (Altşube): Agnatha (Çenesizler) 2. Subphylum (Altşube): Gnathostomata (Gerçek çeneliler) 1. Subphylum (Altşube): Agnatha (Çenesizler) Gerçek çeneleri ve çift haldeki üyeleri bulunmaz. Notokord, tüm yaşamları süresince mevcuttur. Bir veya 2 yarım daire kanalı bulunur. 1. Classis (Sınıf): Cyclostomata (Yuvarlak ağızlılar) 2. Classis (Sınıf): Ostracodermi (Zırhlı balıklar) 1. Classis (Sınıf): Cyclostomata (Yuvarlak ağızlılar) Kese veya cep solungaçlılar olarak da bilinirler. Ergin haldeyken omurgalılarda parazit olarak yaşarlar.Gerçek bir kafatasları olmasına raðmen, çeneleri ve çift haldeki üyeleri mevcut deðildir. Kıkırdak ışınlarla desteklenmiş tek bir yüzgeçleri vardır. Kaygan ve yumuşak derileri üzerinde herhangi bir yapı bulunmaz. Uzun ve yuvarlak vücutları, yassı bir kuyruk bölgesiyle sonlanır. İki gözlü bir kalpleri, akyuvarları ve çekirdekli alyuvarları bulunur. Alyuvarlar nedeniyle kanları kırmızı renktedir. Vücudun iki yanında birer tane ve vücudun üst kısmında da bir tane nokta gözleri bulunur. Gözkapakları bulunmaz, bunun yerine gözlerin üzeri bir perde ile örtülüdür. Farklılaşmış bir beyine sahip olmaları, göz ve içkulak yapılarının bulunması, çift haldeki sinir şeridinin varlıðı ve kanlarında hem akyuvar hem de alyuvar bulunması, önemli omurgalı özelliklerindendir. 1. Ordo (Takım): Petromyzontes (Dokuzgözlüler) 2. Ordo (Takım): Myxinoides 2. Classis (Sınıf): Ostracodermi (Zırhlı balıklar) Vücutları yanlardan basık ve mekik şekillidir. Kemik yapıda bir dış iskeletleri bulunması nedeniyle, zırhlı balıklar olarak adlandırılırlar. Vücut üzerinde bulunan kemik plakalar, dikenlerle örtülüdür. Bir çift gözlerine ek olarak, bir de nokta gözleri mevcuttur. Siluriyen ve Devoniyen devirleri arasında yaşamış, günümüzde tamamı fosil formları olan 10 adet takımı vardır. 2. Subphylum (Altşube): Gnathostomata (Gerçek çeneliler) Gerçek çeneleri ve çift halde üyeleri mevcuttur. Her bir kulakta 3 adet yarım daire kanalı bulunur. İki adet üst sınıfı vardır. 1. Superclassis (Üst sınıf): Pisces (Balıklar) 2. Superclassis (Üst sınıf): Tetrapoda (Dört üyeliler) 1. Superclassis (üst sınıf): Pisces (Balıklar) Hayvanlar aleminde hareketli çeneler, ilk kez balıklarda ortaya çıkmıştır. Su yaşamına uyum yapmışlardır. Bu yaşamın gereği olarak, su içinde harekete yardımcı olmak üzere, çift ve tek halde "yüzgeçler" gelişmiştir. Deri üzeri, su dengesini korumak amacıyla mukus salgısıyla ve çoğunlukla çeşitli tipte pullarla kaplıdır. Farklı tipteki pullar hakkında detaylı için tıklayınız. Solunum organı olan "solungaçlar", su içerisinde çözünmüş halde bulunan solunum gazlarının, dolaşım pigmentleri ve su ortamı arası aktarımından sorumludur. Kalp daima 2 bölmelidir. 1. Classis (Sınıf): Placodermi (Fosil balıklar) 2. Classis (Sınıf): Chondrichthyes (Kıkırdaklı balıklar) 3. Classis (Sınıf): Osteichthyes (Kemikli balıklar) 1. Classis (Sınıf): Placodermi (Fosil balıklar) Baş ve boyun bölgesi, birçok plakadan oluşan ve solungaçların üzerini örten, sıkı bir zırhla sarılmıştır. Vücudun geri kalanı çıplak ya da pullu olabilir. Çenelerinde gerçek dişler bulunmaz. Üstçene kemiði, kafatasına sıkı bir şekilde baðlayan yapı bu canlılarda mevcut deðildir. Vücutlarında sadece kısmen kemikleşme görülür. Bu nedenle, kıkırdaklı balıkların (Chondrichthyes) en yakın akrabası kabul edilirler. Devoniyen devrinde yaygın olarak yaşamışlardır. Çok farklı ortamlarda yayılış göstermeleri nedeniyle, tür çeşitlilikleri de oldukça yüksektir. 2. Classis (Sınıf): Chondrichthyes (Kıkırdaklı balıklar) Tamamen kıkırdak yapıdaki iskeletleri, dentin kökenli hiçbir eleman içermez. Vücutları yüzmeye yardımcı olmak üzere füze veya mekik şeklinde bir yapı kazanmıştır. Bazı gruplarda vücudun alt-üst yönünde (dorsoventral) yassılaştığı görülür. Derileri bol miktarda mukus bezi içerir. Vücut üzerindeki pullar sert olup, plakoid tiptedir. Tek veya çift halde bulunan yüzgeçler, daima ışınlarla desteklenmiştir. Erkek bireylerde pelvik yüzgeç (karın yüzgeci), değişikliğe uğrayarak, kopulasyon organı olan "Clasper" halini almıştır. Kuyruk yüzgeci genellikle heteroserk yapıdadır, ancak çeşitli gruplarda farklılık gösterebilir.Ağızları alt konumludur. Hareketli çenelerinde bulunan dişleri oldukça kuvvetli yapıda olup, genellikle geriye doğru kıvrıktır. Çoğu yırtıcıdır ve çeşitli canlılarla beslenirler. Burun delikleri 1-2 adet olup, ağız boşluğuyla bağlantılı değildir. Dışa açılan solungaç yarıkları mevcuttur. En öndeki solungaç "Spirakulum" adını alır ve solunumda görev almaz. Solungaçların üzerini örten "operkulum" yapısı bulunmaz, sadece Holocephali alt sınıfında bunun görevini üstlenen yalancı bir kapakçık bulunur. Solunum suyu, ağız yoluyla alınır. Kalpleri bir karıncık ve bir de kulakçık olmak üzere, iki bölümden oluşur. Kapalı dolaşım sistemi görülür. Kanları, yüksek miktarda üre içerir ve deniz suyuyla izotonik özelliktedir. Alyuvarları çekirdekli ve oval şekillidir. Değişken vücut sıcaklıklı (poikilotherm) canlılardır. Böbrekleri mezonefroz tiptedir. Beyinlerinden 10 çift sinir çıkar. Her kulakta 3 yarım daire kanalı bulunur. Duyu alımından sorumlu olarak "Yanal çizgi" mevcuttur. Yüzme keseleri YOKTUR. Bu nedenle, batmamak için sürekli hareket etmek zorundadırlar. Ýç döllenme görülür. Üreme ovipar veya ovovivipar olabilir. Gelişmelerinde larva evresi yoktur. 1. Subclassis (Alt sınıf): Holocephali (Deniz kedileri) 2. Subclassis (Alt sınıf): Elasmobranchii (Yassı solungaçlılar) 3. Classis (Sınıf): Osteichthyes (Kemikli balıklar) İskeletleri kemik yapıdadır ve dentin kökenli elemanlar bulunur. Vücutları çeşitli şekillerde olabilir. Vücut üzerindeki pullar sikloid, ktenoid veya ganoid tiptedir. Kuyruk yüzgeci genellikle homoserk yapıdadır, ancak çeşitli gruplarda farklılık gösterebilir. Yine farklı gruplarda, diğer yüzgeçlerde görülen yapısal değişiklikler, sistematik açıdan önem taşır. Ağızları üst veya uç konumludur. Hareketli çenelerinde çeşitli yapıda dişler bulunur. Bazı gruplarda ayrıca, yedinci solungaç yayı üzerinde farinks dişleri görülür. Solungaçların üzeri "operkulum" adı verilen kapakçıkla örtülüdür. Mide ve bağırsaklar arasında "pilorik kapakçıklar" bulunur. Kalpleri bir karıncık ve bir de kulakçık olmak üzere, iki bölümden oluşur. Değişken vücut sıcaklıklı (poikilotherm) canlılardır. Kapalı dolaşım sistemi görülür. Yüzme keseleri bulunur. Bu kese, suyun farklı seviyelerindeki basınç miktarlarına karşı dayanıklılık sağlamada, solunumda, ses çıkarmada ve ses işitmede yardımcıdır. Akciğerli balıklarda (Dipnoi) ise, akciğer görevindedir. Beyinlerinden 10 çift sinir çıkar. Her kulakta 3 yarım daire kanalı bulunur. İç kulakta bulunan kulak taşları (otolitler) dengenin sağlanmasından sorumludur ve bu tağların halkalarından yağ tayini yapılır. "Yanal çizgi", duyu alımından sorumlu olan temel elemandır. Bazılarında bulunan bıyıklar, zeminde besin bulmaya yardımcıdır. Böbrekleri mezonefroz tiptedir. Kloakları yoktur. çift halde gonadlar bulunur. Döllenme vücut dığında gerçekleğir ve üreme tipi genellikle oviparidir. Denizlerde ve tatlı sularda, birçok farklı ortamda dağılım gösterirler. Tatlı sularda yaşayanlarda, vücuttaki su kaybını önlemek amacıyla çeşitli adaptasyonlar gelişmiştir. Vücuda su girişini önlemek için, vücut yüzeyi mukusla kaplanmıştır, gözde yağımsı yapıda bir göz kapağı bulunur. Böbrekler ve kas sistemi daha gelişmiştir. 1. Subclassis (Alt sınıf): Acanthodii (Dikenli yüzgeçliler) - Fosil Formlar 2. Subclassis (Alt sınıf): Sarcopterygii (Et yüzgeçliler) 3. Subclassis (Alt sınıf): Actinopterygii (Işınlı yüzgeçliler) 2. Superclassis (Üst Sınıf): Tetrapoda (Dört üyeliler) Sucul yaşamdan kara yaşamına geçiş ile birlikte ortaya çıkmış olan omurgalılardır. İlk grup olan Amphibia (ıki yaşamlılar), hayatlarının belli bir evresinde tamamen suya bağımlıdır. Ancak sonraki gruplarda, kara yaşamına tam olarak uyum görülür. Kara yaşamına geçiş ile birlikte, vücut yapısında ve metabolik düzenlemede değişiklikler görülür. İlkin olarak, suyun kaldırma kuvvetinden kurtulup yerçekimi etkisine giren vücutta, kemik yapısında değişiklikler ortaya çıkar. İç iskelet daha sağlam bir yapı kazanırken, harekete yardımcı olmak üzere, ön ve arka üyeler gelişir. Su yaşamında harekete yardımcı olan üyeler (yüzgeçler) yitirilir, ancak bazı gruplarda ikincil olarak bu yüzgeçler tekrar oluşabilir. Yine hareket kolaylığı açısından, vücuttaki eklem sayısı artar ve kas yapısı güçlenir. Farklı gruplarda, üyelerin yapısında çeşitli özelleşmeler görülür. Karaya geçişle birlikte, baş bölgesi daha da önem kazanır. Kafatası kemikleri tam olarak güçlü kemikleşme gösterir ve kemik sayısı azalır. Bir boyun bölgesi oluşumuyla birlikte, başın hareket etme yeteneği artar. Duyu organlarına daha çok iş düşeceği için gelişmeleri artar ve eşgüdümlü çalışmanın daha rahat kontrol edilebilmesi için beyinde özelleşmiş bölgeler oluşur. Birçok grupta, ergin halde solungaçlar körelir ve yaşama ortamında göre, çeşitli solunum yapıları geliştirilir. Yaygın solunum organı akciğerlerdir. Boşaltım organlarında da farklılaşma görülür ve grupların yaşama ortamlarına göre, boşaltım ürünlerinin yapısı değişkenlik gösterir. Deri üzerinde bulunan pul, kabuk, bağa, tüy, kıl, saç gibi yapılar sayesinde, vücut ile dış ortam arasındaki su ve ısı alışverişi düzenlenir. Deri altında, çeşitli görevlere sahip olan bezler (ter, tuz, zehir bezleri, memelilerde süt bezleri, vs.) geliştirilir. 1. Classis (Sınıf): Amphibia (İki yaşamlılar) 2. Classis (Sınıf): Reptilia (Sürüngenler) 3. Classis (Sınıf): Aves (Kuşlar) 4. Classis (Sınıf): Mammalia (Memeliler) 1. Classis (Sınıf): Amphibia (İki yaşamlılar) Gelişmelerinde, tiroit bezinin kontrolünde olan bir metamorfoz (başkalaşım) evresi görülür. Larva dönemi suda geçer. Bazı türlerde (Necturus spp.), yaşamın tamamı suculdur. Solunum organları deri, akciğer ve ağız boşluğudur. Larva döneminde, solunumda solungaçlar görevlidir. Plethodontidae ailesinde ise, parmaklar ucunda bulunan kılcal yapılarla solunum yapılır. Deri altı salgı bezlerinden salgılanan mukus, deriyi sürekli nemli tutarak, deri solunumu için uygun ortam sağlar. Derileri çıplaktır ve ışığa karşı oldukça hassastır. Deri renginin ortama uyum sağlayacak şekilde değiştirilmesi, hipofiz bezinin orta lobu tarafından kontrol edilir. Kara kurbağalarında, deri altında genellikle zehir bezleri bulunur. Ses çıkarma, boğazda larynx (ses kutusu) bölgesindeki teller, timpanal organ ve çene çukurluğu sayesinde gerçekleşir. Koku almada görevli olan "Jacobson organı (Vomeronasal organ)", ilk kez amfibilerde ortaya çıkar. Üreme zamanında, bazı türlerde daha gelişmiş hale geçen 5. parmak kalıntısı (prepolex), çiftleşme esnasında dişiyi tutmaya yarar. Çiftleşme davranışına "amplexus" adı verilir. Çiftleşme sonrasında yumurtalar genellikle suya bırakılır. Bazı türlerde ise yumurtalar vücudun çeşitli yerlerinde taşınabilir. Yumurtalar koruyucu bir kabuk taşımaz ve embriyonik zarlardan yoksundur. Yumurtadan çıkan kuyruklu iribaşlar, bir süre sonra kuyruklarını kaybederek ön ve arka üyelerini geliştirirler. Metamorfozda önce arka üyeler çıkar. Larvaların iskeletleri de kıkırdak yapıdadır ve gerçek çeneleri bulunmaz. 1. Ordo (Takım): Apoda (Bacaksız kurbağalar) 2. Ordo (Takım): Urodela (Kuyruklu kurbağalar, semenderler) 3. Ordo (Takım): Anura (Kuyruksuz kurbağalar) 2. Classis (Sınıf): Reptilia (Sürüngenler) Karasal yaşama uyum yapmış olan bu canlıların derileri kurudur ve salgı bezi açısından fakirdir. Deri üzerinde, keratin yapılı pullar veya kemik plakalar bulunur. Dört üye ve her üyede 5 parmak bulunur. Bazı sürüngen gruplarında, üyeler tamamen veya çeşitli derecelerde körelmiştir. Kaplumbağalar haricinde, tüm sürüngenlerin çenelerinde gerçek dişler bulunur. Akciğer solunumu yapan bu gruba ait bazı cinslerde, vücut şekli nedeniyle tek akciğer körelmiştir. Vücut sıcaklıkları değişkendir (poikilotherm), bu nedenle çoğu tür, kışı hibernasyon (kış uykusu) fazında geçirir. Kalpleri 3 bölmelidir, timsahlarda 4 bölmeli kalbe kısmen geçiş görülür. Ayrı eşeylidirler ve eşeyler arasında çoğu zaman renk, desen veya vücut büyüklüğü bakımından farklılıklar görülür (eşeysel dimorfizm). Değişik vücut büyüklüklerine sahiptirler. Günümüzde yaşayan en büyük sürüngenler Eunectes murinus (Anakonda) ve Python reticulatus (Ağlı piton) olarak bilinen yılan türleridir. Günümüzde yaşayan en küçük sürüngenler ise Lepidoblepharis peraccae ve Sphaerodactylus ariasae olarak bilinen kertenkeleler ile Brookesia cinsine ait bukalemun türleridir.İç döllenme görülür ve çoğunlukla ovipardırlar. Yumurtaları dayanıklı, elastik, derimsi veya kalker yapıdadır. Yumurta içerisindeki embriyonik zarlar, ilk defa bu grupta ortaya çıkar. Dış ortamda kendini koruyacak bir kabuğu bulunan ve embriyonun devamını sağlayabilmesine olanak tanıyan yapıları içeren bu tip yumurtaya "kleidoik yumurta" adı verilir. Gelişmelerinde bir larva evresi görülmez, yani metamorfoz yoktur. Vücutlarında bulunan az sayıdaki bezlerin çoğu, üremeye yardımcıdır. Sucul türlerin bazılarında tuz bezleri mevcuttur. Yılanlarda bulunan zehir bezleri ise, modifiye olmuş tükürük bezleridir ve birer kanal aracılığıyla zehir dişlerine açılır. Subclassis (Alt sınıf): Anapsida 1. Ordo (Takım): Testudinata (Kaplumbağalar) Subclassis (Alt sınıf): Lepidosauria 2. Ordo (Takım): Rhynchocephalia 3. Ordo (Takım): Squamata (Sauria) (Pullular) 4. Ordo (Takım): Crocodilia (Timsah, kayman ve alligatörler) 3. Classis (Sınıf): Aves (Kuşlar) Sabit vücut sıcaklıklı (homoiotherm) olan ilk hayvan grubunu oluştururlar. En tipik özellikleri, vücutlarının neredeyse tamamının tüylerle kaplı olması, ön üyelerin "kanat" haline dönüşmüş olması ve sol aort yaylarının tamamen körelmiş olmasıdır. Keratin yapıdaki gaga, beslenme tipine göre farklı şekillerde olabilir. Günümüzde yaşayan kuşlarda, kural olarak, gagada diş bulunmaz. Dişlerin bulunmayışı, kursak (taşlık) bölgesinin oluşumu ve güçlü kaslardan oluşan midenin bölmelere ayrılmasıyla telafi edilir. Gözleri oldukça iridir ve görme duyuları çok iyi gelişmiştir. Orta beyinde bulunan görme lobu da oldukça büyüktür. Koku alma duyusu önemini yitirmiştir. Kuyruk omurları sayıca azalmış ve birbirleriyle kaynaşmıştır (pygostyl). Kaburga kemiklerinin ucunda, kanca şeklinde çıkıntılar bulunur. Göğüs kemiği (sternum) iyice genişlemiş ve güçlü uçuş kaslarının bağlanabilmesi için uygun yüzey alanı sağlamıştır. Uzun kemiklerin iç kısmında bulunan hava keseleri, iskelete hafiflik sağlar. Kalça kemerleri hareketsizdir, ancak 4 ayak üzerinde yürümeye uyum yapmışlardır. Ayaklar, çeşitli gruplarda büyük farklılık göstermekle birlikte, en fazla 4 parmak taşır ve ilk parmak çoğunlukla arkaya yönelmiştir. Kalpleri, birbirinden tam olarak ayrılmış 4 bölmeden oluşur. çok iyi gelişmiş bir ses kutuları (syrinx) bulunur. Akciğerler esnek değildir ve alveol bulunmaz. Kalplerinin vücut ağırlığına oranı, kalp atım hızı ve kan basıncı, diğer omurgalı gruplarına göre çok daha yüksektir. Solunum esnasında, hem nefes alırken hem de verirken havadaki oksijenden yararlanabilirler. Bu sayede, metabolizma hızları oldukça yüksektir. İdrar keseleri bulunmaz (sadece devekuşlarında bulunur) ve boşaltım ürünleri katı ürik asit yapısındadır. Kuyruk bölgesinde bulunan uropygial bez dışında, vücutlarında salgı bezi bulunmaz. Bu bezin salgısı, gaga ile tüylere sürülür ve suya karşı yalıtım sağlanır. Bazen de, üreme döneminde karşı cinse çekici görünme, bu bezin salgısıyla sağlanır. Birkaç tür haricinde, erkeklerde çiftleşme organı olan "penis" bulunmaz. Çiftleşme, "kloak" adı verilen yapının karşı karşıya getirilmesiyle gerçekleşir. Dişi eşey organlarının sağ yarısı körelmiştir. Tamamında iç döllenme ve ovipari görülür. Yumurtaları sert kabuklu bir yapıdadır. Birkaç tür haricinde kuluçkaya yatma ve yavru bakımı görülür. 1. Subclassis (Alt sınıf): Archaeornithes (Fosil kuşlar) 2. Subclassis (Alt sınıf): Neornithes (Günümüz kuşları) 4. Classis (Sınıf): Mammalia (Memeliler) İnsanların da dahil olduğu, omurgalıların en evrimleşmiş grubudur. ıskeletteki kemik sayısı, diğer omurgalı gruplarına göre azalmıştır. Vücut yüzeyi, epidermis türevi olan gerçek kıllarla örtülüdür. Çeşitli gruplarda bu kıllar, değişikliğe uğrayarak pul, plak veya dikenlere dönüşmüştür. Bazı gruplarda ise, deri tamamen çıplak olabilir. Kıllar, periyodik olarak değiştirilir. Çoğu memelinin yaz ve kış postları farklıdır. Memeli derisi, bez bakımından oldukça zengindir. Yağ ve ter bezlerine ek olarak süt bezleri, bu sınıfa özgüdür. Sabit vücut sıcaklıklı oluşta vücut sıcaklığının düzenlenmesi, ter bezleri ve vücut yüzeyindeki kıllarla yakından ilişkilidir. Akciğer solunumu görülür. Kalp 4 bölmelidir. Kalpten tek aort yayı çıkar ve kuşlardakinin aksine sol tarafta bulunur. Diyafram, önemli bir solunum kası olarak gelişmiştir ve nefes alıp vermede işlev görür. Alyuvarlar yuvarlaktır ve solunum yüzeyinin artırılabilmesi için, ergin alyuvarlar çekirdeklerini kaybetmiştir. Kıkırdak yapılı bir kulak kepçesi, birkaç grup haricinde tümünde mevcuttur. Ortakulakta işitme işlevinde görevli olan 3 adet kemik (örs, çekiç, üzengi) oluşmuştur. İç kulakta ayrıca, "Cochlea (salyangoz)" adı verilen bölüm oluşmuştur. İkincil damağın oluşmasıyla, ağız ve burun boşlukları ayrılmıştır. Alt ve üst çenede, gruplara göre farklılık gösteren dişler mevcuttur. Beslenme durumuna göre dişler, farklı yapıdadırlar ve kesici dişler, köpek dişleri, azı dişleri gibi isimler alırlar (Heterodonti). Buna ek olarak birçok türde, yavrularda süt dişleri ve erginlerde esas dişler görülür (Diphyodonti). Vücut büyüklükleri değişkendir. En küçük memeli, bir kemirgen olan Cüce fare (Suncus etruscus - ortalama 6 cm, 2 gr); en büyük memeli ise Mavi balina'dır (Balaenoptera musculus - ortalama 35 m, 120 ton). Yumurtaları küçük ve kabuksuz olup, yaygın olarak vivipar tipte üreme görülür. Monotremata alt sınıfında ise ovipari görülür. Erkek bireylerde, özelleşmiş bir çiftleşme organı "penis" bulunur. Testisler, memeliler sınıfına özgü olarak, "scrotum" adı verilen kese içerisindedir. Yavru bakımı en üst seviyeye ulaşmıştır. Sinir sistemi gelişimi ve beyin özelleşmesinin de artışıyla, davranış tipleri de çeşitlenmiş ve karmaşıklaşmıştır. 1. Subclassis (Alt sınıf): Prototheria = Monotremata (Tek delikliler = İlkel memeliler) 2. Subclassis (Alt sınıf): Metatheria = Marsupialia (Keseli memeliler) 3. Subclassis (Alt sınıf): Eutheria = Placentalia (Plasentalı memeliler)